Endüstri 4.0 Devrinde Karanlık Fabrika

geleceğin fabrikası
59

Bugünün gelişmiş otomatik fabrikalarında bulunan bileşenler, araçlar, nakliye konteynerleri, makineler ve konveyör sistemleri Endüstri 4.0 ile birlikte binlerce sensör ve iletişim sistemiyle donatılmakta bu sayede hız, verimlilik ve kalite artmaktadır. Bu fabrikalar; sanal gerçeklik, simülasyon ve sanal prototiplerin oluşturulmasıyla daha ürün piyasaya sunulmadan ürün geleceği hakkında bilgi sahibi olmamıza, diğer bir deyişle geleceği öngörmemizi sağlayarak sağlam kararlar almamıza, kaliteli, hızlı ve az maliyetli ürünler üretmemize olanak sağlamaktadır(Kahraman,2017).

Karanlık fabrikalar, Avrupa endüstrisine yardımcı olmak, artan küresel tüketici talebi karşılamak için, daha özelleştirilmiş ve yüksek kaliteli ürünler sayesinde daha az talep odaklı bir endüstriye gerekli geçiş ve kaynakların daha iyi kullanımını amaçlamaktadır.(EFFRA,2017).

Karanlık fabrikalar, başka bir ifadeyle ışıkların söndürüldüğü fabrikalar, tamamen otomatik sistemlerle donatılmış ve bünyesinde hiçbir insanın varlığına ihtiyaç duymayan yapılardır. Günümüz fabrikalarının birçoğu karanlık fabrika özelliğini barındırmakta fakat bu yerlerde parçaları kaldırmak, kurmak gibi tipik insan gücü gerektiren yerlerde işçilerin çalışması mevcut yapıları gereği bir zorunluluktur(Kahraman,2017).

Karanlık fabrikalarda ham maddenin fabrikaya girişinden ürünün fabrikadan çıkışına kadar olan sürede yok denecek kadar az insan müdahalesine ihtiyaç duyulmakta ya da  hiç duyulmamaktadır. Bu bilgilerden hareketle Endüstri 4.0 Stratejisi gerçekleştiğinde üretim süresi, maliyetler ve üretim için ihtiyaç duyulan enerji miktarı azalacak, üretim miktarı ve kalitesi artacaktır.(OECD,2016)

Karanlık fabrikalarda gerçekleştirilen üretim bir çok farklı şartlar altında bile 24 saat performans göstererek üretim sürecinde artan bir verimlilik eğrisi sağlamaktadır. Karanlık fabrikalarda sistem, çok dikkatli bir planlama, deneyimli çalışanlar, gelişmiş bir programlama bilgisi ve sürekli bir bakım onarım gerektirmektedir. Çünkü sürekli olarak işleyen bu sistem arızalar verebilmekte, bakım gerektirmekte ve böyle bir durumda sisteme insan müdahalesi gerekmektedir. Ayrıca sistem kurulmadan önce de üretimi gerçekleştirilecek ürünün üretim aşamaları hakkında detaylı bilgi birikimine sahip usta ve işçilere de ihtiyaç duyulmaktadır(Alkan,2017). Sistem analizi bu şekilde elde edilen deneyimlerle gerçekleştirildikten sonra tasarlanan sistemin pratikte çalışan bir sisteme dökülebilmesi için de derin bir programlama ve otomasyon bilgisi gerekmektedir. Bu sistemin ortaya çıkışı kısaca deneyimli ve bilgili insanların uğraşları sonucunda gerçekleşeceği bir gerçektir. Sistemin işleyişi insansız olsa da çalışabilirliği ve devamlılığı tamamen insan çalışmasına bağlıdır.

Yeni yazılardan ve güncellemelerden hemen haberdar olmak için bildirimlere abone olun

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.