Yetenek Savaşları Olgusu

Sorumluluk

Yetenek Savaşları Olgusu

Yetenek Savaşları Olgusu, 1980 sonrası iş dünyasında meydana gelen değişimler ve bilgi toplumuna geçiş ile birlikte yaşanmaya başlamıştır. Genel olarak bilgi ekonomisinin ve özelde bilgi ve iletişim teknolojilerinin işgücü piyasalarına doğrudan ve dolaylı çeşitli etkileri bulunmaktadır.

Öncelikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin ekonomi içindeki yerinin gittikçe artması ve bu alanın başlı başına bir sektör haline gelmesiyle birlikte yeni istihdam olanakları doğmuştur. Bu teknolojilerin ekonominin genelinde daha çok kullanılmasıyla birlikte uzmanlık ve başlangıç düzeyinde bu teknolojileri kullanma becerisine sahip kişilerin istihdamına olan talep artmıştır.

Nitekim bilgi ve iletişim teknolojilerindeki istihdam artışı diğer birçok sektördeki istihdam artışının hayli üzerinde olmuştur. 2011 yılında 23 OECD ülkesinde on yedi milyon kişi bilgi ve iletişim sektörlerinde istihdam edilmiştir. Bu rakam, toplam özel sektör istihdamının % 6,3’ü düzeyindedir.

İstihdam alanındaki nitelikli işgücü ihtiyacı her geçen gün biraz daha artmış; bunun yanında rekabette üstünlük yaratmak isteyen işletmelerin bu üstünlüğü yapılandıracak ve sürekliliğini sağlayacak kritik öneme sahip çalışanları bünyelerine katmak ve elde tutmak için verdikleri mücadele, yetenek savaşlarının temelini oluşturmuştur.

Yetenek savaşları, şüphesiz işgücünün daraldığı anlamına gelmemektedir. Ancak küresel ekonomide rekabet koşullarına uyum gösterebilecek, fırsatları değerlendirebilecek yetenekli çalışanların arzındaki kıtlığı ifade etmektedir.Her geçen gün artan işsizlik oranlarına rağmen, dünya çapında ciddi bir yetenek eksikliği sorunu yaşanmaktadır .

32 ülke ve yaklaşık 43.000 çalışanı kapsayan “Talent Shortage” (Yetenek Kıtlığı) araştırmasının sonuçlarına göre, global düzeyde işverenlerin doldurmakta en çok sıkıntı çektiği ilk on pozisyon sırasıyla, kalifiye beden işçileri, satış temsilcileri, teknik elemanlar (özellikle üretim/operasyon, makinistlik ve bakım), mühendisler, yönetici/uzmanlar, yönetici asistanları, sürücüler, finans uzmanları ve muhasebeciler ile IT elemanları (özellikle program yazılımcıları ve geliştirme uzmanları) olarak belirlenmiştir.

Çalışma yaşamında insan kaynağının öneminin en üst seviyelere çıkması, rekabet avantajı yaratmada insanın en değerli sermaye konumuna gelmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu noktada önem kazanan yetenek savaşlarına zemin hazırlayan en önemli faktörler :

  • Uluslararası rekabet / globalleşme,
  • Haberleşme ve bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler,
  • Demografik değişimler ve değişen işgücü profili olarak özetlenebilir.

Yetenek savaşları olgusu, hizmete dayalı bilgi ekonomisinin hüküm sürdüğü günümüz dünyasında en nitelikli insanları bir araya getiren şirketlerin rekabette üstünlük elde edeceğini vurgulamaktadır. En yetenekli ve şirketlere en yüksek katma değeri sağlayacak çalışanları kendilerine çekip, onları şirketlerinde tutamayan işletmeler, rekabet gücünü kaybetmektedirler. Öte yandan yetenek savaşları, çalışan azlığı anlamından kaynaklanan bir olgu değildir. Bu olgunun temelinde kurumu başarıya götürecek, küresel iş dünyasına uyum sağlayan yetenekli çalışan eksiliği yer almaktadır.

Öte yandan yetenek savaşları, çalışan azlığı anlamından kaynaklanan bir olgu değildir. Bu olgunun temelinde kurumu başarıya götürecek, küresel iş dünyasına uyum sağlayan yetenekli çalışan eksiliği yer almaktadır.

Yetenek savaşı, endüstrilerde bulunan bütün organizasyonların kazanmak için rekabet ettiği 21. inci yüzyıl gerçeği olarak görülmektedir. Yetenek savaşı gün geçtikçe çetin bir hal almaktadır. Bu aşamada kurumlar için yetenekli çalışanları rakiplerden koruyabilmeleri rekabet açısından çok önemlidir. Kurumların yeteneklerini kaybetmemeleri için şunları yapmaları gerekmektedir:

  • Bireyselleştirilmiş gelişimsel planları oluşturmak ve sürdürmek,
  • Açık ilerleme imkânları sağlamak,
  • Yapılan işi zevkli ve heyecanlı hale getirmek
  • İş sürecinin anlamlı ve ilgi çekici olduğunu garanti etmek,
  • Ödüle dayalı uygulamalar yapmak.

Son yıllarda yetenek savaşını tetikleyen unsurlar, rekabette makine vb. maddi araçların önem derecesinin çok azalması ve bu bağlamda iş sürecinin merkezine yetenekli çalışanların yer alması aynı zamanda bunların, diğer unsurlar gibi taklit edilememesi yer almaktadır. Öte yandan başarı kazandıracak yetenekli çalışan kıtlığı ve çalışanın uzun süreli istihdam edilememesi de önemli bir unsur olmaktadır .

Bir yandan küresel rekabet giderek artması diğer yandan da nüfusun da hızla yaşlanması iş dünyasında “yetenek” kıtlığı yaratacağı endişesi ise gittikçe artırmaktadır.

Bu yüzden kurumların, yetenekleri kendilerini çekmeleri için kurumsal markalarına ve imajlarına yatırım yapmaları gerekmektedir. Bunun yanı sıra kurumun esnek ve hareketli yapıya uygun olması, kurum içinde çalışanın kendi yeteneklerini keşfedebilecek ortamın sağlanması ve ödüllendirme politikalarının uygulanması yetenekli çalışanların da kurum tercihinde önemli rol oynadığı öngörülmektedir.

Konu ile alakalı başka yazı da okumak isterseniz;

https://www.yonetimdeinsan.com/yetenek-yonetimi/kavramsal-yetenek-yonetimi/

(Bu yazı Saü Yayınları’na hazırlandığından resmi bir dil kullanılmıştır.)

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.