Yönetim Danışmanlığı’nın Sorunları

İk Danışmanlık
188

Yönetim Danışmanlığı’nın Sorunları

1  Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan çalıştay kapsamında tespit edilen sorunlar derlenerek yönetim danışmanlığı sektörünün sorunları tespit edilmiştir. Bu sorunlar 3 başlık altında raporlanmıştır:

1. Piyasada Yönetim Danışmanlığı Hizmeti Algısı ile İlgili Yaşanan Sorunlar
2. Sektöre Yönelik Yapılanma ve Düzenlemelerin Yetersizliğinden Kaynaklanan Sorunlar
3. Yönetim Danışmanlığı Hizmetlerinin Kalitesi ile İlgili Yaşanan Sorunlar

 Piyasada Yönetim Danışmanlığı Hizmeti Algısı ile İlgili Yaşanan Sorunlar

1. Kuruluşlar tarafından yönetim danışmanlığı hizmetlerine olan gereksinimin anlaşılmamış olması ve danışman desteğinden yeteri kadar yararlanılmaması;
a. Yönetim danışmanlığı hizmetinin sonuçlarının kısa vadede ortaya çıkmaması ve yöneticilerin bir an önce sonuç almaya çalışması nedeniyle bu hizmetlere yönelik isteğin az olması,
b. Türkiye’de yatırımların üretimden çok satış kanalları üzerine yapılması nedeni ile müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) ve satış yönetimi danışmanlığı dışında, çıktılarının orta ve uzun vadede ölçülebildiği diğer yönetim danışmanlığı hizmetlerinin talep görmemesi,
c. Özellikle aile şirketlerinde yönetim zafiyetinin ortaya çıkma endişesiyle danışmanlık taleplerinden uzak durulması,
d. Hizmet alanlar nezdinde, yönetim danışmanlığı hizmetlerinin getirisinden ziyade maliyetlerinin ön planda olması,
e. Danışmanlık hizmetinin, KOBİ’lerde genellikle en son çare (yangın söndürücü) olarak görülmesi,
f. Kamu kuruluşları geliştirici faaliyetleri için danışmanlık ihtiyacı duymasına rağmen bürokratik, yasal ve denetsel endişe ve engeller sebebiyle bu ihtiyaçların tanımlanmaması, bütçelenmemesi ve dolayısıyla karşılanamaması,
g. Kamu yöneticilerinin yönetim danışmanlığı hizmetini bir dış müdahale olarak algılamaları ve bu tür bir hizmetin gereksiz olduğu düşüncesine sahip olmaları,
h. Danışmanlık hizmetlerinin ancak bir belge alma (örneğin kalite yönetim sistemi belgesi) veya bir ödül başvurusu söz konusu olduğunda talep edilmesi.
2. Yönetim danışmanlığı hizmetini alma ve uygulama sürecinde hizmet talep edenlerin bilinçsiz davranması ve buna bağlı olarak danışmanlık hizmeti alma kültürünün firmalar nezdinde henüz gelişmemiş olması;
a. Yönetim Danışmanlığı’nın bir meslek olduğunun bilincinde olunmaması,
b. Kuruluşlarda danışmanla çalışma kültürünün gelişmemiş olması,
c. Yönetim danışmanının rolünün kuruluş yöneticileri/sahipleri tarafından yeterince bilinmemesi,
d. Yönetim danışmanlığı ile teknik konu bazlı danışmanlık arasındaki ayırımının yapılamaması,
e. Kurum yöneticilerinin aldıkları danışmanlık hizmetlerinin sonucunu kendi pozisyonuna / durumuna bir tehdit olarak algılaması,
f. Yeterince kurumsallaşmamış firmaların danışmanlık ihtiyaçlarını tanımlayamaması,
g. Danışmanların yetkinliklerine, deneyimine ve güvenilirliğine dair endişe duyulması,
h. Kamu kesiminde yerel danışmanlara yönelik olumsuz bir bakış açısının olması,
i. Kamu kesiminde ve özel sektör kuruluşlarında düşük maliyetli danışmanlık hizmeti alma eğiliminin olması,
j. İşletme yöneticileri ve danışmanlar arasında iletişim sorunlarının (bilgi saklama, değişime direnç vb. durumlar) yaşanması,
3. Danışmanların, sundukları hizmetler, bu hizmetlerin kapsamı ve faydaları konusunda firmalara yeterli bilgi vermemesi, dolayısıyla danışmanlık sektörünün kendini yeterince tanıtamaması ve geniş bir alana hizmet verememesi;
a. Yönetim danışmanlığı mesleği ve gerekliliği hakkında yeterince tanıtım yapılmaması,
b. Bölge, sektör ve ölçeğe göre oluşturulmuş başarı öykülerinin kamuoyu ile yeterince paylaşılamaması,
c. Belli bölgelerde yoğunlaşan yönetim danışmanlığı hizmetlerinin diğer bölgelerde yeterince bilinmemesi.
4. Yaşanan olumsuz deneyimler nedeniyle yönetim danışmanlığı hizmetine ihtiyaç duyan kuruluşların bu hizmeti alma konusunda isteksiz davranması.

Sektöre Yönelik Yapılanma ve Düzenlemelerin Yetersizliğinden Kaynaklanan Sorunlar

1. Türkiye’de yönetim danışmanlığı sektörüyle ilgili bir devlet politikasının ve stratejilerinin olmaması ve bu doğrultuda gerekli mevzuat çalışmalarının yapılmaması;
a. Yönetim danışmanlığına yönelik standardları ve sertifikasyon kurallarını oluşturacak ve denetlemeyi yapacak düzenleyici bir otoritenin olmaması ve konu ile ilgili yetkilendirilmiş kuruluşların bulunmaması,
b. Devletin yönetim danışmanlığı alanında çalışan STK’lara ve firmalara yönelik olarak işbirliği ve maddi konularda yeterli destek ve teşvik sunmaması,
c. Kamu kurumları tarafından talep edilen danışmanlık hizmetleri için kamu mevzuatının (özellikle Kamu İhale Kanunu) danışmanlık sektörüne uygun olmayan düzenlemeleri içermesi ve bu düzenlemelerin yerli danışmanlık firmalarının büyük kapsamlı işlere dahil olmasını engellemesi,
d. Danışmanlık ve eğitim hizmetlerinin kamu kurumları (TSE, TÜSSİDE, VGM, TODAİE vb.) tarafından da veriliyor olmasının özel sektör için dezavantaj yaratması,
e. Yönetim danışmanlığı işinin doğasına uygun özel bir muhasebe ve vergilendirme sistematiğinin mevcut olmaması,
f. Yönetim danışmanlığı hizmetlerine ilişkin devlet teşviklerinin yetersiz olması ve mevcut durumda teşvik veren bazı kuruluşlarca bürokratik engellerin yaratılması,
g. Yönetim danışmanlığı hizmetleri ile ilgili olarak sunulan (hizmet alan ve hizmet veren için) devlet teşviklerinin pek çok kurum arasında dağılmış (tek mercide toplanmamış) olmasının teşviklerin etkinliğini azaltması,
2. Ülkemizde danışmanların işbirliği ve örgütlenme eksikliği;
a. Yönetim danışmanlığı firmalarının/danışmanlarının oda vb. çatı bir örgüt altında toplanmaması,
b. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde bir sektör meclisinin olmaması,
c. Herhangi bir şirkete bağlı ya da bağımsız olarak danışmanlık yapan danışmanların ortak bir platformda buluşamaması,
d. Meslek örgütü ve üyelerinin uluslararası tanınırlığının yetersiz olması,
e. İlgili sektör dernekleri arasında işbirliğine yönelik çalışmaların yapılmaması.
3. Yönetim danışmanlığı sektöründe hizmet verecek firmalar için bir yeterlilik belgesinin (akreditasyon uygulamalarının) ve yönetim danışmanlarının güvenilirliğini ortaya koyan bir uygulamanın olmaması,
4. Yerli danışmanlık şirketlerinin faaliyetlerinin rekabet zorlukları nedeniyle yerel düzeyde kalması ve markalaşmanın yetersiz olması; bu nedenle uluslararası platformda etkin faaliyet gösterememeleri,
5. Yerel danışmanların ön görüşmelerde yüksek ücretler talep etmelerine rağmen daha sonra gerek rekabet gerekse maddi sıkıntılar nedeniyle talep ettikleri ücretin çok daha aşağısında ücretlere hizmet vermesi; bunun sonucu olarak haksız bir rekabetin ortaya çıkması,
6. Gelişmiş ülkelerin aksine, Türkiye’de sektörle ilgili ayrıntılı resmi istatistiksel verilerin bulunmaması,
7. Yönetim danışmanlığı ücretlerinin firmalar arasında farklılık göstermesi ve bu hizmetler için asgari fiyat seviyesi (mali müşavirler gibi) uygulamasının olmaması,
8. Yönetim danışmanlığı hizmetleriyle ilgili olarak devlet teşviklerinin yeterince bilinmemesi.

Yönetim Danışmanlığı Hizmetlerinin Kalitesi ile İlgili Yaşanan Sorunlar

1. Meslek tanımının, standartlarının ve yetkinlik tanımlarının eksik olması ve buna ilişkin kamusal düzenlemelerin yetersiz olması,
2. Hem sektörde hem firmalar nezdinde danışmanlık hizmetlerine yönelik standardların (örneğin, EN 16114 Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Standardı) ve belgelendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılamaması,
3. Bilgisiz, deneyimsiz, yeterli donanımı ve alt yapısı olmayan, etik ilkeleri göz ardı eden ve kendisini yönetim danışmanı olarak tanıtan danışmanların yaygınlığı,
4. Danışmanlık talep eden işletmeler tarafından hizmet alınan danışmanlık firmaları için mesleki örgütlere üyeliğin/ belgelendirmenin aranmaması,
5. Yönetim danışmanlığı sektöründe branşlaşma ve uzmanlaşmanın yetersiz düzeyde olması ve buna bağlı olarak hizmet kalitesinin düşmesi,
6. Ülkemizde danışmanlık eğitimi veren resmi veya özel kurumların olmaması, buna bağlı olarak nitelikli eleman bulma zorluğu, ayrıca akademik ve mezuniyet sonrası programlarda sektöre yönelik eğitim hususunun yeterince ele alınmaması,
7. Yönetim danışmanlığı alanında hizmet veren firmaların kullandığı yöntemlerin kurumsal birikimden ziyade kişisel birikime dayanması nedeniyle danışmanlık firmalarının kurumsallaşma süreçlerini uygulayamaması / uygulamaması.

Sorunların başlıca tespitleridir…

Yeni yazılardan ve güncellemelerden hemen haberdar olmak için bildirimlere abone olun

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.