Yönetimde İnsan
  • Dijitalleşme
  • İnsan Yönetimi
  • Genel
  • İşgücü
  • Editör Seçimi
  • Çalışma Psikolojisi
Salı, Mar 24, 2026
Yönetimde İnsanYönetimde İnsan
Font ResizerAa
Search
  • Anasayfa
  • İşgücü
  • Dijitalleşme
  • İnsan Yönetimi
  • Finans
  • Strateji&Liderlik
  • Kültür&Sanat
  • Toplum
    • Aile & Yaşam Biçimleri
    • Sağlık
    • Göç & Kimlik
Follow US
İç mekânda dijital dünyaya dalmış genç bir erkek ve kadın; biri video oyunu oynuyor, diğeri telefonda sosyal medyada.
İşgücü

Sessiz Büyüyen Bir Toplumsal Kriz: Ev Gençleri

Aykut Güner
Last updated: 28 Mayıs 2025 16:44
Aykut Güner
Share
Türkiye'de 5 milyona yakın genç ne okula gidiyor ne de çalışıyor. “Ev gençleri” olarak anılan bu sessiz kuşak, sadece bireysel değil, toplumsal bir çöküşün habercisi.
SHARE

“Sadece bir kuşağı değil, yüzyılı kaybediyoruz!”
— Prof. Dr. Selçuk Şirin

Bu ifade, Türkiye’deki gençlik krizinin derinliğini yalnızca bir uyarı değil, bir toplumsal teşhis olarak ortaya koyuyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık 5 milyon genç, ne okulda ne de işte yer alıyor. Bu gençler artık istatistiksel bir kategori olmaktan çıkıp, sosyal dokunun dışına itilmiş “ev gençleri” olarak adlandırılıyor. Ekonomik sistemin, eğitim politikalarının ve toplumsal yapıların dışında kalan bu gençler; yalnızca üretimden değil, gelecekten de kopmuş durumda.  Bu cümle, Türkiye’deki gençlik krizi hakkında söylenmiş en keskin ifadelerden biri.

Contents
Ev Gençleri Kimdir?Evde Kalmak Bir Tercih mi, Mecburiyet mi?Ev Gençliği Neden Bir Sorundur?Ev Gençleri Nereye Ait?

Son yıllarda Türkiye’de gençlik deyince akla yalnızca üniversite sınavına hazırlananlar, yurtdışına çıkmak isteyenler ya da sosyal medyada içerik üretenler gelmiyor. Gittikçe artan bir genç grubu ise ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Bu gençler, artık literatürde “NEET” (Not in Education, Employment or Training) olarak değil, halk arasında giderek daha fazla kullanılan “ev gençleri” olarak tanımlanıyor. Peki kimdir bu ev gençleri? Neden ne çalışıyorlar ne de okuyorlar?

Türkiye’de gençler artık daha eğitimli ama daha yalnız; daha dijital ama daha izole; daha hoşgörülü ama daha mutsuz… Kültürel katılımları azalmış, gelecek umutları daralmış bir gençlikten söz ediyoruz. Bu kuşağın yaşadığı hayal kırıklığı yalnızca bireysel değil, yapısal bir çöküşün işareti diyor Prof. Dr. Selçuk Şirin hoca.

Sayısal olarak 5 milyon Türk Genci evde vakit geçiriyor, okumuyor, çalışmıyor. Bu durumun Türkiye’nin geleceğine etkisi ne olabilir?

Ev Gençleri Kimdir?

Ev gençleri, çoğunlukla 15-29 yaş arası bireylerden oluşan, eğitim hayatını tamamlamış ya da yarım bırakmış ama iş gücü piyasasına da tam anlamıyla katılamamış bir grubu ifade eder. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve çeşitli akademik araştırmalar, bu gençlerin sayısının her geçen yıl arttığını göstermektedir. Özellikle kadınlar arasında NEET oranı %40’lara yaklaşırken, bu oran erkeklerde %20 civarındadır. Cinsiyet temelli bu fark, toplumsal cinsiyet rollerinin ve ataerkil yapının genç kadınlar üzerindeki etkisini de açıkça ortaya koymaktadır.

Evde Kalmak Bir Tercih mi, Mecburiyet mi?

Ev gençleri çoğu zaman tembellikle ya da isteksizlikle yaftalansa da, yapılan saha araştırmaları bu gençlerin büyük bir kısmının iş bulmak için çabaladığını ancak sistematik engellerle karşılaştığını gösteriyor.  Özellikle sosyoekonomik dezavantajlı gruplardan gelen gençler, düşük kaliteli eğitim sisteminden çıkarken yeterli beşerî sermayeye sahip olamıyor ve işgücü piyasasında kendilerine yer bulmakta zorlanıyorlar . Kadın ev gençleri açısından durum daha çarpıcı. Birçok genç kadın, bakım emeğini üstlenmek zorunda bırakıldığı için ne çalışabiliyor ne de yeniden eğitime katılabiliyor. Yani “evde kalmak”, kişisel bir tercih olmaktan çok, yapısal ve kültürel bir mecburiyete dönüşmüş durumda.

Yapılan akademik araştırmalar, bu gençlerin önemli bir kısmının iş aradığını, ancak karşılaştıkları nitelik uyumsuzluğu, ayrımcılık, düşük ücretler ve sosyal güvencesizlik gibi engeller nedeniyle sistemin dışında kaldığını göstermektedir. Özellikle dezavantajlı bölgelerde ve sosyoekonomik sınıflarda büyüyen gençler için, hem beşerî sermaye inşası zayıftır hem de istihdam geçiş yolları tıkalıdır. Eğitim politikalarının piyasayla senkronize olmaması, gençleri “okuldan işe geçiş” sürecinde boşluğa sürüklemektedir.

Ev Gençliği Neden Bir Sorundur?

Ev gençliği yalnızca bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda toplumsal bir krizdir. Çünkü bu gençler üretim dışı kaldıkça ekonomik kalkınma potansiyeli zayıflıyor. Gençlerin sisteme olan güveni azalıyor ve politik katılım oranları düşüyor. Bu da demokratik temsiliyetin zayıflamasına, kutuplaşmanın derinleşmesine ve sosyal dışlanmanın kurumsallaşmasına neden oluyor. Ayrıca ev gençlerinin büyük kısmı dijital dünyaya bağımlı hale geliyor. Sosyal medya, oyun ve çevrim içi platformlar çoğu zaman bu gençlerin dünyaya tutunduğu yegâne alanlar haline geliyor. Bu dijital kuşatma, bireysel gelişimi sınırlarken aynı zamanda zihinsel sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.

Bugün gençlerin çoğu, hayatlarının en üretken dönemini dijital dünyada geçirmekte, sosyal medya ve oyun platformlarında sahte aidiyetler kurarak yaşamı “ertelemektedir”.

Ev Gençleri Nereye Ait?

Bu soruya verilecek yanıt, aslında Türkiye’nin gençliğe ne sunduğuyla yakından ilgili. Rapor verileri, ev gençlerinin “geleceği kuramayan” bireyler haline geldiğini, kendilerini sistemin dışına itilmiş hissettiklerini ortaya koyuyor . Bu dışlanmışlık hissi, gençlerin ya tamamen edilgenleşmesine ya da radikal eğilimlere yönelmesine neden olabiliyor. Yani mesele yalnızca istihdam değil; aidiyet, anlam, fırsat ve umut meselesi.

Ev gençleri, Türkiye’nin hem bugününü hem de geleceğini doğrudan ilgilendiren kritik bir meseledir. Bu gençler sadece üretim dışı değil; aynı zamanda umut dışıdır. Eğer bu kuşağı yeniden kazanmak istiyorsak, gençliği yalnızca “sorun” olarak değil, çözümün öznesi olarak görmeye başlamalıyız.

“Gençler geleceğimizdir” söylemi, ancak gençliği merkeze alan toplumsal ve bilimsel politikalarla anlamlıdır. Aksi takdirde, yalnızca bir kuşağı değil, bir yüzyılı kaybetmekle karşı karşıyayız.

Gençleri evde tutan değil, geleceğe taşıyan bir Türkiye mümkündür. Bunun için ilk adım ise onları görmek ve dinlemekten geçiyor.

TAGGED:beşerî sermaye eksikliğibeyin göçüdijital bağımlılık gençlikeğitim istihdam uyumsuzluğueğitim ve istihdam uyumsuzluğuev genciev genci nedirev gençlerievde kalan gençlergeleceksiz gençlikgenç işsizliğigenç işsizliği Türkiyegenç kadın işsizliğigenç kadınların bakım emeğigençlerin ekonomik dışlanmasıgençlerin gelecek kaygısıgençlerin psikolojik sorunlarıgençlerin sistemden kopuşugençlerin siyasi katılımıgençlerin üretimden kopuşugençlik destek politikalarıgençlik istihdamı çözümlerigençlik politikalarıgençlik politikaları Türkiyegençlik sosyolojisigençlik ve eğitim politikalarıgençlik ve sosyal devletgençlik ve toplumgençlik ve toplumsal çöküşgençlik ve umutsuzlukgençlikte radikalleşme riskigençlikte zihinsel sağlıkkadın genç işsizliğikadın NEET oranıneetNEET gençlerNEET gençliksosyal devlet ve gençliksosyal dışlanmasosyal medya bağımlılığıtoplumsal aidiyet sorunutoplumsal dışlanmaTürkiye gençlik kriziTürkiye’de gençlik kriziTürkiye’de NEET oranıüniversite sonrası işsizlik
Share This Article
Facebook Copy Link Print
ByAykut Güner
İş yaşamının bugününde ve geleceğinde 'insan' olgusunun taşıdığı değeri; akademik araştırmalarım, profesyonel deneyim ve düşünsel birikimimle harmanlayarak anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Bu platformda, "daha iyisi" diyerek birlikte yanıt aramak, düşünmeye ve dönüşmeye katkı sunmak için buradayım.

Editörün Seçimi

Liyakatin İdeali ve Gerçek Hayattaki Çıkmazı: Meritokrasi

Aykut Güner
5 Min Read

Okuyan Yazara Dönüştüğünde: Yazma Kültürüne Bir Davet

Aykut Güner
5 Min Read
Yeşil boya fırçasıyla boyanmış bir sanayi tesisi, çevreye zarar veren fabrikaların yeşil imajla gizlenmesini simgeleyen illüstrasyon.

Yeşilin Karanlık Tonları: Kavram Kavram Yeşil Manipülasyon

Aykut Güner
5 Min Read
Görselde, sol tarafta büyük ve yapraklı bir ağaç, sağda daha küçük bir genç ağaç ve çevresinde birkaç küçük fide yer almakta; açık mavi gökyüzü ve hafif bulutlu bir fon eşliğinde, ağaçların farklı gelişim evreleri sembolik olarak resmedilmiş.

Geçmişi Olmayan Gelecekte Kuruluşlar, Meşruiyetlerini Nasıl Kuruyor?

Aykut Güner
7 Min Read

You Might Also Like

Sabah gün doğumunda bir masa başında dizüstü bilgisayarıyla çalışan genç adam; yanında kahve kupası, cep telefonu ve klasik çalar saat yer alıyor.
İşgücüEditör Seçimi

Kariyer Sabah 06:00’da  Başlar: Gençler Neden İş İlanlarına “Erken Başvuruyor”?

26 Mayıs 2025
İşgücü

OECD 2025 İstihdam Raporuna Göre Sessiz Krizin Anatomisi

29 Temmuz 2025
Bir şehir kesitinde tarım, robotik üretim, sağlık hizmetleri, güneş enerjisi sistemleri, ofis çalışmaları, eğitim, lojistik ve kafe ortamlarını bir araya getiren isometrik illüstrasyon. Farklı meslek gruplarından insanlar çeşitli sektörlerde aktif olarak çalışıyor.
İşgücüİnsan Yönetimi

Yeni Yüzyılın Yeni İş Gücü: WEF Future of Jobs 2025 Raporu

18 Haziran 2025
Genç bir çalışan iş seyahatinde dizüstü bilgisayarıyla çalışıyor; iş ve tatil dengesi temalı görsel.
İşgücüİnsan Yönetimi

Z Kuşağı İş Seyahatlerini Tatil Fırsatına Çevirdi: Patronlar Hazır mı?

26 Mayıs 2025
Yönetimde İnsan

Yönetimde İnsan, 2014’ten bu yana dijital çağın insan, kurum ve toplum üzerindeki etkilerini ele alan bağımsız bir yayın platformudur. Akademik derinliği ve güncel içgörüleri harmanlayarak, hem profesyonellere hem de meraklı zihinlere düşünme, sorgulama ve bağlantı kurma imkânı sağlar.

Linkler

  • Yönetimde İnsan Manifestosu
  • Neden Yazıyorum?
  • Yayın İlkeleri
  • Kopyalama Kuralları Sözleşmesi
  • BM Küresel İlkeler Sözleşmesi
  • İletişim

Linkler

  • Dijitalleşme
  • İşgücü
  • Kültür&Sanat
  • İnsan Yönetimi
  • Finans
  • Strateji&Liderlik
  • Toplum
  • Editör Seçimi

Eposta İletişim

  • [email protected]

Yönetimde İnsan – Tüm Hakları Saklıdır.

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?