Yönetimde İnsan
  • Dijitalleşme
  • İnsan Yönetimi
  • Genel
  • İşgücü
  • Editör Seçimi
  • Çalışma Psikolojisi
Perşembe, Şub 12, 2026
Yönetimde İnsanYönetimde İnsan
Font ResizerAa
Search
  • Anasayfa
  • İşgücü
  • Dijitalleşme
  • İnsan Yönetimi
  • Finans
  • Strateji&Liderlik
  • Kültür&Sanat
  • Toplum
    • Aile & Yaşam Biçimleri
    • Sağlık
    • Göç & Kimlik
Follow US
Ofis ortamında çalışan bir ekip; ortada duygusal ifadeye sahip bir kadın figürü yer alıyor. Etraflarında uçuşan çok sayıda renkli kelebek, duyguların çeşitliliğini ve kırılganlığını simgeliyor. Yazı içermeyen retro tarzda bir illüstrasyon.
Dijitalleşme

Gülümse, İzleniyorsun: Algoritmik Duygusal Emek

Aykut Güner
Last updated: 21 Haziran 2025 12:50
Aykut Güner
Share
Duygularla çalışan insanlar, artık algoritmaların izlediği kelebekler gibi. Dijital çağda işyerinde hissetmek de, hissettirmek de bir performansa dönüşüyor.
SHARE

Modern iş yaşamında çalışanlardan beklenen şey artık yalnızca görevlerini yerine getirmeleri değil. Güler yüzlü olmaları, pozitif kalmaları, kendilerini iyi ifade etmeleri, takım ruhuna uyum göstermeleri gibi davranışsal ve duygusal beklentiler, özellikle hizmet sektörlerinde uzun süredir yaygın. Ancak bu beklentilerin şimdi yeni bir izleyicisi var: Yapay zekâ. Claudine Bonneau, Viviane Sergi ve Jeremy Aroles’in 17 Haziran 2025’te yayımlanan çarpıcı araştırması, işyerlerinde giderek artan şekilde kullanılan yapay zekâ tabanlı duygu tanıma teknolojilerinin, çalışanlar üzerinde nasıl bir duygusal yük oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Araştırmacılar bu yeni durumu “Algoritmik Duygusal Emek (AEL)” kavramıyla açıklıyorlar. Peki bu ne anlama geliyor?

Geleneksel “duygusal emek” kavramı, Arlie Hochschild’ın öncülüğünde literatüre girmişti. Özellikle müşteriyle doğrudan teması olan işlerde, çalışanların içsel duygularını bastırarak belirli duyguları “oynamak” zorunda kalmaları bu başlık altında tartışılıyordu. Ne var ki dijital çağda bu durum başka bir boyuta taşınıyor: Artık sadece insanların değil, algoritmaların da bu duyguları algılayıp sınıflandırdığı bir dönem başladı. Yüz ifadeleri, ses tonlamaları, yazılı mesajlardaki kelime seçimi gibi öğeler; yapay zekâ sistemleri tarafından analiz ediliyor. Bu sistemler, çalışanların stres düzeylerini, müşteriyle iletişim kurma biçimlerini ya da işyerindeki “uygunluklarını” değerlendirmek için kullanılıyor. Böylece çalışanlar yalnızca yöneticilerinin ya da müşterilerin değil, artık algoritmaların da gözü önünde hareket etmek zorunda kalıyor. İşte bu noktada, klasik duygusal emek kavramı dijitalleşiyor, daha doğrusu verileşiyor. Bir nevi dijital performans maskesi takıyoruz; yapay zekânın anlayacağı şekilde üzülüyor, mutlu oluyor ya da motive görünüyoruz. Ancak tüm bu çaba, insanın iç dünyasında yeni bir gerilim yaratıyor: Samimiyet ile performans arasındaki çizgi giderek silikleşiyor.

Bonneau ve arkadaşlarının önerdiği “algoritmik duygusal emek”, iki yönlü bir çaba içeriyor:

İnsanlara karşı sunulan klasik duygusal emek: Müşterilere ya da iş arkadaşlarına karşı belirli duyguların sergilenmesi.

Algoritmalara karşı geliştirilen stratejik davranış: Sistemlerin değerlendirme kriterlerini çözmeye, onları “memnun edecek” şekilde davranmaya yönelik bir çaba.

Yani çalışan artık sadece insanlar için değil, algoritmalar için de “gülümsemek”, sakin kalmak, pozitif görünmek zorunda. Çünkü biliyor ki; sistem onun yüzündeki çizgileri, sesindeki titreşimi ya da yazdığı mesajdaki kelimeleri okuyacak, puanlayacak, değerlendirecek. Bu çifte emek durumu, çalışanların duygusal ifadelerini sürekli olarak düzenlemelerine, içselleştirmeseler dahi algoritmaya “sunulabilir” bir versiyon üretmelerine neden oluyor. Örneğin gerçek anlamda öfkeli ya da üzgün olan bir çalışanın yüzünü “tarafsız” hale getirmesi, sesini nötrleştirmesi, mesajlarını olumlu yazması gerekebiliyor.

Araştırma, yalnızca bir işyeri teknolojisini tartışmakla kalmıyor; duyguların dijitalleşmesi, ölçülebilir hale getirilmesi ve veriye indirgenmesi üzerinden bir ahlaki tartışma da başlatıyor. Duygular, yapay zekâ tarafından okunabilir ama bu onları gerçekten “anladığı” anlamına gelir mi? Empati gibi karmaşık insani deneyimleri algoritmik sınıflandırmalara hapsetmek, insan doğasına uygun mu?  Bu noktada yöneticilere, İK profesyonellerine ve politika yapıcılara önemli görevler düşüyor. Eğer yapay zekâ destekli izleme sistemleri kullanılacaksa, bu teknolojilerin etik ilkeler çerçevesinde, şeffaf ve insan onuruna saygılı biçimde kurgulanması gerekiyor. Aksi takdirde algoritmalarla gelen verimlilik, insanî maliyetler açısından ağır bir bedel yaratabilir.

Geleceğin işyerinde bir çalışan, gülümserken yalnızca müşteriyi değil, kameradaki yapay zekâyı da “ikna” etmek zorunda kalacak. Bu dijital izlenme çağında, “insani olmak” artık daha karmaşık, daha stratejik ve daha yorucu.Bonneau ve arkadaşlarının teorileştirdiği “Algoritmik Duygusal Emek”, bizi duyguların ve emeğin geleceği üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Bir teknolojinin sadece ne yaptığı değil, insanı nasıl yeniden şekillendirdiği sorusu, bu çağın en acil meselelerinden biri olmaya aday.

Not: Bu yazı, 17 Haziran 2025’te çevrimiçi yayımlanan “AI-Enabled Emotion Recognition Technologies in the Workplace: Theorizing Algorithmic Emotional Labor” başlıklı çalışmadan esinlenerek kaleme alınmıştır.

Ayrıca ilginizi çekebilir:

Yapay Zekânın Kararları, İnsanlığın Sınavı

TAGGED:AI destekli performans yönetimiAI duygusal analizalgoritmalar ve emekalgoritmaların duyguları okumasıalgoritmik denetimalgoritmik duygusal emekçalışan deneyimiçalışan refahıçalışan takibidijital çağda emekdijital emekduyguların dijitalleştirilmesiduygusal emekduygusal veriinsan makine etkileşimiiş yerinde etik sorunlarişyeri dijitalleşmesiişyeri gözetimiişyeri teknolojileriişyerinde mahremiyetişyerinde yapay zekâses analizi sistemleriteknoloji ve insan ilişkisiveri temelli insan yönetimiyapay zekayapay zekâ eleştirisiyapay zekâ etiğiyapay zekâ gözetimiyapay zekâ ile çalışan izlemeyapay zekâ psikolojisiyapay zekâ tabanlı izlemeyapay zekâ ve insan haklarıyapay zekâ ve iş gücüyapay zekâ ve örgüt kültürüyüz tanıma teknolojisi
Share This Article
Facebook Copy Link Print
ByAykut Güner
İş yaşamının bugününde ve geleceğinde 'insan' olgusunun taşıdığı değeri; akademik araştırmalarım, profesyonel deneyim ve düşünsel birikimimle harmanlayarak anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Bu platformda, "daha iyisi" diyerek birlikte yanıt aramak, düşünmeye ve dönüşmeye katkı sunmak için buradayım.

Editörün Seçimi

Liyakatin İdeali ve Gerçek Hayattaki Çıkmazı: Meritokrasi

Aykut Güner
5 Min Read

Okuyan Yazara Dönüştüğünde: Yazma Kültürüne Bir Davet

Aykut Güner
5 Min Read
Yeşil boya fırçasıyla boyanmış bir sanayi tesisi, çevreye zarar veren fabrikaların yeşil imajla gizlenmesini simgeleyen illüstrasyon.

Yeşilin Karanlık Tonları: Kavram Kavram Yeşil Manipülasyon

Aykut Güner
5 Min Read
Görselde, sol tarafta büyük ve yapraklı bir ağaç, sağda daha küçük bir genç ağaç ve çevresinde birkaç küçük fide yer almakta; açık mavi gökyüzü ve hafif bulutlu bir fon eşliğinde, ağaçların farklı gelişim evreleri sembolik olarak resmedilmiş.

Geçmişi Olmayan Gelecekte Kuruluşlar, Meşruiyetlerini Nasıl Kuruyor?

Aykut Güner
7 Min Read

You Might Also Like

makinelerin yükselişi
Dijitalleşme

İnsanların Güçlenmesi için Makinelerin Yükselişi Gerekiyor

11 Mayıs 2018
Prompt komutu
Dijitalleşme

Yapay Zekâyı Sihirli Hale Getiren Şey, Ustalıklı Prompt’lardır

1 Haziran 2025
Modern bir ofis ortamında yönünü yukarı değil, yana çeviren genç bir profesyonel figürü; geleneksel kariyer basamaklarının ötesinde, kişisel yolculuk ve anlam arayışını simgeleyen dijital bir illüstrasyon.
İşgücü

Dijital Çağda 5 Popüler Kariyer Tavsiyesi

29 Mayıs 2025
Sanayi 40
Dijitalleşme

Endüstri 4.0′ da Alt Teknolojiler

5 Eylül 2017
Yönetimde İnsan

Yönetimde İnsan, 2014’ten bu yana dijital çağın insan, kurum ve toplum üzerindeki etkilerini ele alan bağımsız bir yayın platformudur. Akademik derinliği ve güncel içgörüleri harmanlayarak, hem profesyonellere hem de meraklı zihinlere düşünme, sorgulama ve bağlantı kurma imkânı sağlar.

Linkler

  • Yönetimde İnsan Manifestosu
  • Neden Yazıyorum?
  • Yayın İlkeleri
  • Kopyalama Kuralları Sözleşmesi
  • BM Küresel İlkeler Sözleşmesi
  • İletişim

Linkler

  • Dijitalleşme
  • İşgücü
  • Kültür&Sanat
  • İnsan Yönetimi
  • Finans
  • Strateji&Liderlik
  • Toplum
  • Editör Seçimi

Eposta İletişim

  • [email protected]

Yönetimde İnsan – Tüm Hakları Saklıdır.

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?