Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre dünya genelinde 2 milyar insan, yani çalışan nüfusun yarıdan fazlası, hâlen kayıt dışı ekonomide yer alıyor. Dahası, küresel işletmelerin %80’inin bu informal yapıların bir parçası olduğu belirtiliyor. Bu oranlar sadece çarpıcı değil; aynı zamanda küresel eşitsizliğin, sosyal güvencesizliğin ve ekonomik kırılganlığın bariz göstergeleri. 2025 yılı Haziran ayının ilk haftalarında gerçekleşecek olan Uluslararası Çalışma Konferansı (ILC2025), Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) bugüne dek en kritik gördüğü başlıklardan birini merkezine alıyor: Kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırmak. Bu tema yalnızca istihdam politikalarıyla sınırlı bir gündem değil. Bu, aynı zamanda insan onuru, eşitlik, sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınma için evrensel bir çağrıdır. Konferans kapsamında kayıtlı ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmaya yönelik yenilkçi yaklaşımlar ele alınacak.
❓Peki neden hâlâ bu kadar büyük bir kitle görünmezliğe mahkûm?
Bugün milyarlarca insan kayıt dışı çalışıyor çünkü:
Sosyal güvenlik sistemlerine erişimleri yok.
Kamu otoritelerine güven duymuyorlar.
Kayıtlı çalışmak, onlar için maliyetli ya da cezalandırıcı görünüyor.
Kırsal bölgelerde yaşıyor ve formel istihdam imkânlarına ulaşamıyorlar.
Kadınlar, gençler, göçmenler ve engelliler gibi kırılgan gruplar daha baştan sistemin dışında bırakılıyor.
Kayıt dışı ekonomi, özellikle yoksulluk sınırında yaşayan kesimlerin hayatta kalma stratejisi hâline gelmiş durumda. Ancak bu “strateji” uzun vadede onların hem ekonomik hem sosyal anlamda daha fazla kırılganlaşmasına yol açıyor. Daha da önemlisi: Bu görünmezliği kalıcı çözümlerle nasıl sonlandırabiliriz?
ILC2025: Görünmezleri Görünür Kılmak İçin Küresel Bir Adım
ILO’nun her yıl düzenlediği ve dünya genelinden işçi, işveren ve devlet temsilcilerini bir araya getiren Uluslararası Çalışma Konferansı (ILC), bu yıl (2025) en köklü sorunlardan biri üzerine odaklanıyor: Kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırmak. Bu tema, sadece teknik bir düzenleme çağrısı değil. Aynı zamanda bir insanlık meselesi, bir adalet çağrısı ve giderek daha da görünür hâle gelen ekonomik eşitsizliğe karşı küresel bir direnç önerisi.
Konferans kapsamında öne çıkan ana başlıklar arasında şunlar yer alıyor:
🌱 Kapsayıcı sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi
🏛 Kayıtlı istihdamı teşvik eden vergi ve prim reformları
🧰 Mikro ve küçük işletmeler için kayıt kolaylaştırıcı destekler
📱 Dijital ekonominin kayıtlı yapılarla entegrasyonu
👩🎓 Gençler, kadınlar ve göçmenler için kapsayıcı istihdam politikaları
💡 Kayıtlı Ekonomi Neden Bu Kadar Önemli?
Kayıt dışı ekonomide çalışan biri, çoğu zaman şu temel haklardan mahrumdur:
Emeklilik hakkı yoktur.
İş kazası durumunda güvencesizdir.
Sendikalı olamaz, toplu pazarlık hakkına sahip değildir.
Asgari ücretin altında çalıştırılabilir.
İşten çıkarıldığında tazminat hakkı bulunmaz.
Sağlık sigortası çoğunlukla yoktur.
Bu listeye gelecek kaygısı, sosyal dışlanma ve ekonomik bağımsızlık eksikliği gibi psikososyal boyutları da ekleyebiliriz. İşte bu nedenle kayıtlı ekonomiye geçiş, sadece bir muhasebe veya istatistik meselesi değildir. Bu geçiş, onurlu bir yaşamın olmazsa olmazıdır.
Türkiye’de Durum ne?
Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranı yaklaşık %30 düzeyinde seyrediyor. Ancak bu ortalamanın arkasında ciddi bir bölgesel ve sektörel farklılık bulunuyor:
Tarım sektöründe kayıt dışılık %80’in üzerinde.
Kadın işgücünün yarıdan fazlası kayıt dışı.
Göçmen işçiler ve mevsimlik tarım işçileri, neredeyse tamamen sistem dışında.
Sosyal güvenlik primlerinin yüksekliği, karmaşık bürokratik süreçler ve esnaf-mikro işletmelere yönelik denetim korkusu gibi faktörler, bu yapıyı besliyor. Ancak Türkiye aynı zamanda bu alanda yenilikçi çözümler üretme potansiyeline sahip ülkelerden biri. Dijital devlet altyapısı, vergi sisteminin dijitalleşmesi ve mikro girişim destekleri, doğru politikalarla kayıtlı ekonomiye geçişi elbette hızlandıracaktır.
Kayıtlı Ekonomiye Geçiş İçin ILC2025’in Önerdiği Yenilikçi Yaklaşımlar
1. Teşvik Odaklı Kayıt Sistemi
İlk defa kayıt altına giren küçük işletmelere vergi affı, SGK primi indirimi, dijital defter kullanımı gibi teşvikler öneriliyor.
2. Kadın ve Genç Odaklı Dönüşüm Programları
Bakım emeğinin kayıt altına alınması, kreş destekleri, gençler için dijital istihdam platformlarının kayıtlı hale getirilmesi öneriliyor.
3. Dijital Entegrasyon ve Veri Paylaşımı
E-ticaret, sosyal medya satışları, freelancer iş modelleri için otomatik bildirim sistemlerinin kurulması gündemde.
4. Uluslararası İşbirlikleri
ILO; IMF, Dünya Bankası ve UNDP ile ortaklaşa bir “küresel kayıtlı ekonomi fonu” oluşturulmasını tartışıyor.
Sonuç: ILC2025 Sadece Bir Zirve Değil, Küresel Bir Fırsattır
Kayıt dışı ekonomi, bugün hâlâ milyarlarca insanın hayatının bir gerçeği. Ancak bu gerçek kader değil. ILC2025, bu görünmez emeği görünür kılmak için küresel bir eşik olabilir. Kayıtlı ekonomi, yalnızca vergi toplamak ya da veriyi yönetmek için değil, insan onurunu korumak, fırsat eşitliğini sağlamak ve sosyal adaleti tesis etmek için şarttır. Çünkü Türkiye’nin her bir ferdi, nerede çalışırsa çalışsın, hangi sektörde yer alırsa alsın, görünür olmayı, korunmayı ve saygıyı hak ediyor.